kurtler ve turk bayragi  
ba$lik icinde ara
  1. geçtiğimiz günlerde iş dolayısıyla yaptığım bir sohbette * duyduklarımı paylaşmak istiyorum bu başlık altında.

    tunceli'nin yerlilerinden olan ve şu an 79 yaşında olan bir amca; kurtuluş mücadelesine katılmış olan babasının yaşayarak kendisine anlattıklarını benimle paylaştı. bu girişi okuyanlara bu bilgileri sadece ikinci ağızdan anlatıyorum. kimin çıkardığı, hangi güç odaklarıyla ilgili olduğu, ne amaca hizmet ettiği belli olmayan "tarih" kitaplarından okuduklarımı söylemiyorum yani. bunun bilincinde olarak okuyunuz söylediklerimi:

    erzurum'un ermenilerin işgali altında olduğu ve artık osmanlı'nın son nefesine vermek üzere olduğu sıralarda mustafa kemal atatürk, tunceli'ye gelir. o sıralarda tunceli osmanlı'ya vergi dahi vermeyen "asi" kürtlerin şehridir. buna rağmen, kurtuluş için her alternatifi değerlendirme çabasındaki atatürk, tunceli ahalisine hitaben;

    "bakın hepimiz müslümanız, vatan elden gidiyor. yardım edin, kurtaralım şu memleketi" der.

    bu çağrının üzerine "kürt" milis"leri, kendi silahlarıyla erzurum'u kurtarmaya giderler ve kurtarırlar. kürtler, başlarındaki türk subay ile erzurum'a girdiklerinde; ermeniler, köydeki camiilere türkleri doldurup, onları ayaklarından tavana asıp, kapıları kurşunladıktan sonra* camileri ateşe verecekken yetişirler.

    tekrarlıyorum; bu, salak tarih kitaplarından okunmuş bir hikaye değildir; bu, yaşayan kişinin oğlundan * dinlenmiş gerçek bir hayat hikayesidir.

    şimdi, kıssadan hisse:

    "kuvay-i milliye diye bir şey yok; kürtlerle türklerin beraber savaştıkları yalandır!" diyenlere bi siktir git diyorum.
    bir de gerekli kişilere; yukarıda kalın harflerle yazılmış olan çağrı beyanını okurken ellerini vicdanlarına koymalarını istiyorum.

    bugün "efenim, din ile devlet işleri ayrılmalıdır! efenim o başka bu başka! aman canım olur mu öyle şey bu kaçıncı cami!" falandı filandı diyen zihniyet sahiplerinin hepsine de selamlarımı iletiyorum.

    arz ederim.

    zamanın ötesinden edit: bu ülke insanının gerçeklerle problemi var. ne kadar gerçek, yaşanmış bir olayı, aracılık yaparak anlatsanız da kızılcık sopasıyla üstüne gelebiliyorlar . çok ta trink.
    (scaryguy, 9.10.2006 13:06)